Saç dökülmesi erkeklerde genetik olarak görülen bir sorundur. Bu sorun ilerleyen yaş ile beraber saçları besleyen kılcal damarların saç köklerini besleyememesi ile giderek artar. Saç ekimi öncesi ve sonrasında saçların beslenmesi için saç mezoterapisi de kliniklerimizde başarıyla uygulanmaktadır. Öndeki saçlar dökülürken arkadaki saçların dökülmemesi genetik yapılarının bir göstergesidir. Aynı sebeple arkadan alınan saç kökleri dökülme eğiliminde bir genetik yapıya sahip olmadıkları için ekildikleri bölgede dökülmezler.
Saç ekimi iki ana yöntemle yapılmaktadır. Bunlar FUT ve FUE yöntemleri. FUT yöntemi ense bölgesinden şerit şeklinde bir parça kesilerek bunun üzerindeki köklerin toplanması ve gerekli bölgelere ekilmesi şeklindeyken FUE yönteminde kökler tek tek toplanarak ekim yapılmaktadır. Şimdi FUE yöntemine ek olarak PRP ile çok yeni ve çok daha yüksek başarı getiren yöntem ku.
Gelişen yöntemler şimdi saç ekimini de yeni yöntemler gündeme geliyor. Saç ekiminde kullanılan PRP yardımıyla başarıyı yükselebiliyor. Başarının yükselmesinde önemli birkaç nokta var; saçların sökülüp tekrar ekilmesi arasında geçen zamanda ölen köklerdeki kayıplar, ekilen köklerin tutunma oranları ve ekim sonrası iyileşmenin hızlanması.

FUE yöntemiyle saç köklerinin yerinden çıkarılıp tekrar ekilmesine kadar bekletildikleri solüsyonda geçen sürenin uzamasında dolayı %5 ile %15 arasında henüz ekilmeden kaybedilmektedir. Yapılan araştırmalarda saçların ekildikten sonra ilk bir haftalık sürede kılcal damarlara ulaşamayan saç köklerinin öldükleri görülmüştür. İşte bu sorunlara PRP yöntemi bir çözüm getirmektedir. Sökülen saç kökleri PRP ile işlemden geçirildiklerinde çok uzun süre canlı kalabilmektedir. Ekim sonrasında ise PRP hücrelerin salgıladığı Growth Faktörler (Büyüme Faktörleri ) sayesinde hemen büyümeye ve beslenmeye başlar. Ayrıca PRP içerisinde bulunan VEGF hormonu ekilen saç kökü etrafında yeni kan damarları oluşumunu başlatır ve yeni ekilen saç kökünün beslenme sorunu ortadan kaldırır. Bu sayede hem kökün ekime kadar canlı kalması hem de ekildikten sonra yaşama oranı çok daha yüksektir. PRP sadece ekilen değil saçların alındıkları bölgelerin iyileşmesinde de hızlanma ve iz kalmamasını sağlamaktadır.
PRP, Amerikan FDA tarafından onaylanmış güvenli bir yöntemdir. Kesinlikle bir kimyasal madde değildir. Aksine kişinin kendi kanından üretilen organik bir kokteyldir ve son derece güvenlidir. PRP yüz gençleştirmeden dolguya kadar pek çok alanda güvenle kullanılmaktadır. PRP sadece saç ekimi değil saç mezoterapisinde de kullanılmaktadır. Dr.Uebel yaptığı bilimsel çalışmada, bu yöntem yapılan saç ekim işleminin başarısının %15 ile 25 arasında artabileceğini göstermiştir. Ayrıca ekilen bölgede bulunan ve erkek tipi saç dökülmesinin etkisiyle küçülmüş cansız saçları %70-80 oranında normal canlı saç haline getirmektedir. Sökülen ve dikilen bölgelerdeki kabuklanma çok daha hızlı iyileşmekte ve normal hayata dönüş çok daha hızlı olmaktadır.
Saç ekimi sonrasında özellikle ekim yapılan bölgede ciddi bir kabuklanma ve kızarıklık ile karşılaşılmaktadır. Saçların alındığı bölgelerde doğal olarak işlem sırasında belli ölçülerde zarar görmektedir. Saç ekim hastalarının günlük hayatlarına dönmelerinde bu sürecin rahat ve hızlı geçmesi bu yüzden bizim için çok önemlidir. Kullandığımız Light Emitted Diod adlı ışık terapisi ile iyileşme sürecini önemli ölçüde azaltmaktadır. Kabuk ve yararların iyileşmesini hızlandırmaktadır.
Bu kombinasyo tüm saç ekimi kalitesinin yanında PRP ve Light Emitted Diod tedavisi yer almaktadır. İçeriğinde şunlar bulunur;
PRP ile saç Ekim
2 Seans ekim sonrası PRP saç mezoterapisi
8 Seans Light Emitted Diod uygulaması