Canlı Destek
444 77 07

Ozonun Gençleştirici Etkisi (O3)

 
* P.Y: Ozon nedir?
* Dr. Sevda TAN (Dr S.T): Ozon (O3) üç oksijen atomundan oluşan bir kimyasal bileşiktir. İki atomlu oksijenin (O2) çok yüksek enerji taşıyan bir şeklidir. İsmi Yunanca "koklamak" manasına gelen ozein'den gelir. O3 oda sıcaklığında renksiz, karakteristik kokusu olan bir gazdır.

* P.Y: Ozon Türkiye'de ne zamandan beri kullanılmaktadır?. Peki ne amaçla kullanılıyor ozon tedavisi?

* Dr. S. T: Ozon Türkiye'de 1998'den beri tedavide kullanılmaktadır. Ozonun çok önemli 4 temel etki mekanizması vardır. Bu etkiler sayesinde, bir çok hastalıkta tedavi amaçlı kullanılır.

1. Ozon, tüm dokulara oksijen sunumunu artırır. Daha yüksek oksijenli ortamda yaşayan hücreler gençleşir, canlanır. Temiz hava nasıl insanları canlandırıyorsa dokuya oksijen sunumu da hücreleri o şekilde canlandırır. Oksijenli ortamda sağlıksız hücre olmaz.
2. Ozonun dokulara oksijen sunumunun yanında, serbest radikal denilen toksinleri temizleyici etkisi vardır. İyi oksijenlenmiş ve atık maddelerden arınmış dokunun sağlıksız olması zordur.
3. Ozon, kişinin kendisinin serbest radikal denilen toksin ve atıklarla baş edebilmesini sağlayacak antioksidan sistemini harekete geçirir. Kişi ozon almadığı zamanlarda da toksinleri güçlenmiş antioksidan sistemi yardımıyla temizleyebilir.
4. Ozonun bir diğer etkisi bağışıklık sistemini güçlendirmektir. Bu sayede kişi hastalıklara dirençli hale gelir. Bağışıklık sisteminde sitokin, interferon denilen maddelerin artışı özellikle önemlidir.

* P.Y: Ozon tedavisi ne şekillerde uygulanır?

* Dr. S. T: Damardan, kalçadan, makattan, vaginal, kulaktan, burundan, nazal, torbalama (kol, bacak), kupalama, paravertevral (sırt-bel) kas enjeksiyonları, eklem içi enjeksiyonlar, subcütan (cilt altı) enjeksiyonları, lezyon (yara) içi ve çevresi enjeksiyonları, kolon hidroterapi (barsak ozon lavmanı), UVBI-O3 (Ultra Viyole - Kan Ozon kombinasyonu ) gibi uygulama yöntemleri vardır. Ayrıca ozon kremi ve ozonlu su da yapılır ve kullanılır. Ozon sauna ise ozonun tüm ciltten emilimini sağlayan bir diğer kullanım şeklidir. Zayıflama hastalarında ve nöroendokrin hastalıklarda çok etkilidir.

* P.Y: Ozonun kan yolu ile verilmesi sonrasında her hangi bir sıkıntı yaşanır mı? Sıkıntı nedir? Nasıl aşılabilir? Daha sonraki yıllarda herhangi bir problem çıkma olasılığı var mı?

* Dr. S. T: Her işte olduğu gibi ozon da bu işin uzmanı olan hekimlerce yapılmalı kişiye özel, hastalığına özel dozlar ayarlanmalıdır. İşlem aynı zamanda tam steril koşullarda gerçekleştirilmelidir. Ozon biliyorsunuz oksijen bazlıdır. Ozondan korkmak oksijenden korkmak demektir. O zaman nefes dahi almamamız gerek. Ozonun yaptığı iş dokulara oksijen sunumunu artırmak, toksinleri sadece toksinleri temizlemek, antioksidan ve bağışıklık sistemlerini güçlendirmektir. Yani ozon için yan etkisi olmayan oksijen bazlı bir gaz, bir ilaç diyebiliriz. Ne kısa vadede ne de uzun vadede yan etkisi yoktur. Uzun vadede zaten ozonun etkisi kalmaz, bu nedenle kişiye ve hastalığına bağlı olarak zaman zaman ozon tekrarlarının yapılması gerekir. Ozon aktif kanaması (hemofili gibi...) olan hastalara yapılmaz.

* P.Y: Ozon ne gibi hastalıklarda kullanılabilir? Örneğin bir migren ya da şeker hastasında kullanılabilinir mi?

* Dr. S.T: Örneğin migrende 'nörojenik inflamasyon'  ve damarların vazokonstrüksiyon (büzüşme) ve vazodilatasyonunda (genişleme) dengesizlik sorunu yaşanır. Dolayısıyla migren hastası damarların büzüşmesi esnasında oksijensiz kalır. Migrende hem oksijensizlik hem de toksinlerin temizlenememe durumu ortaya çıkarak ağrı hissedilmesine neden olur. Ozon hem ortama oksijen sağlarken nörojenik inflamasyonu da tedavi eder. Bir tür baca temzileyicisi gibi yani. Baca doğru düzgün çekerse ortamda duman, is kalmaz. Vücudun tamamı bir denge içindedir. Bir yerinde denge bozulduğu zaman her yerinde bozulma olasılığı başlar. Ozon bu dengeyi her dokuda sağlayabilen güçlü bir tedavi aracıdır. Şeker hastalarında bu denge çok daha kolay bozulur. Şeker hastalığında baca temziliği çok daha önemlidir çünkü şeker tüm damarlarda tıkayıcı özellik gösterir. Yine tıkayıcı özelliği olan kolesterolde de seviye düşürücü etkisi mevcuttur. Migren hastalığında ozon ve akupuntur birlikteliği % 96 başarı oranı sağlar. Şeker hastalığında ise ozonla, damar dolaşımının iyi sağlanabilmesi ile kalp krizi, böbrek hasarı, görme kaybı gibi şekerin getirdiği komplikasyonlar engellenmiş ve şekerin dengelenmesini nispeten sağlanmış olur. Ağrılı romatizmal hastalıklarda, kanserde, inflamasyonlu hastalıklarda ozonterapi rahatlıkla kullanılabilir. Belli doz aralıklarında kullanıldığında metabolizmayı hızlandırdığı için zayıflama hastalarında destek tedavisi olarakta kullanılabilir.

* P.Y: Ozonun antiaging (gençleştirme) anlamında nasıl faydaları var? Ozon neyi gençleştiriyor?

* Dr. S. T: Yine aynı mekanizma sayesinde gençleşiyoruz. Gençleşen şeyin adı hücre, dokular ve onların bütünü olan vücut. Ozon dokulara taze oksijen sunduğu için tüm hücreler canlanır. Oksijenli ortamda tüm hücreler gençleşir. Aynı zamanda toksin temizliği de sağlandığından hücreleri yaşlandırıcı yıpratıcı faktörler ortadan kaldırılmış olur. Çok önemli bir ayrıntıda ozonun kan oksijenini değil doku oksijenini artırmasıdır. Bu da kanda çok oksijen olursa zarar görür müyüm, oksijen zehirlenmesi olur muyum diyenlerin endişelerini yokeder.

* P.Y: Bildiğim kadarıyla antiaging olarak kullanımıyla ozon, estetik dünyasında çok fazla gündeme gelen bir yöntem. Ozon pahalı mı peki? Bu da çok önemli bir konudur.

* Dr. S. T: Elde ettiğimiz sonuçlara göre çok pahalı değil. Damardan yapılan ozon majör olarak adlandırılan yöntemin fiatı ortalama 100 ile 200 lira arasında değişen aralıktadır. Bu bir seansın fiatıdır. Ama bunu çok ucuza maliyet eden yerler var. Elbette ucuz olmasını herkes ister. Ama ucuza mı, sağlıklı mı sorusunu sormak lazım. Mesela bazı yerlerde kan torbası kullanılıyor. Ama bu yöntem son derece tehlikeli. Kan torbalarının içinde PVC maddesi var. Bildiğiniz pencerelerin yapımında kullanılan madde. PVC tek başına etkilenmez elbette. Kan torbaları sert değil, elastik bir maddedir. Bu torbalar elastik hale getirilirken, bazı maddelerle (fetalit) yumuşatılıyor. Fetalit ise ozonla etkileşime girip kanserojen madde halinde ortaya çıkıyor. Maliyeti düşüreceğiz, insanları ucuza tedavi edeceğiz derken, sağlıklarını hiçe saymanın yanlış olduğunu vurguluyorum. Cam şişe son derece sağlıklı, kan torbasına oranla yaklaşık 20 kat daha fazla maliyetle elde edersiniz belki ama sağlıklı bir şekilde geldiğiniz yerden neden kanserojen madde alarak geri dönesiniz. Bu konuda bir takım yönetmeliklerin devreye girmesi, bilinçli insanları bunlara engel olması gerekiyor. Sağlığın kalitesizi, ucuzu olmaz.

* P.Y: Dokuda oksijen sunumu artınca ne oluyor? Yaralar daha mı çabuk iyileşir?

* Dr. S. T: Ozonla beraber, hücreleriniz nefes almaya başlıyor. Oksijen sunumunu artırmanın yanısıra, ozon güçlü bir oksidan bir ajandır. Yani bir nevi çamaşır suyu etkisi gösterir. Hatta bu nedenle artık çamaşır sularında, havuzların temizliğinde de kullanılıyor.. Çünkü çok güçlü bir bakteri öldürücü. Mantar öldürücü ve virüslerin üremelerini durdurucu. Ayak mantarını ozonla tedavi edebilir, vaginal ozon uygulaması ile 3-4 seansta vaginal akıntıdan kurtulabilirsiniz. Virüsleri ise ozon öldüremese bile üremelerini durdurabiliyor. Vücuttaki hastalıklarda kullanabiliyorsunuz. Örneğin, yumuşak dokuda yarası olan bir bacağı torbalayarak ve torbanın içine ozon vererek enfeksiyonu, kangreni giderebilirsiniz. Bu sayede kangren, yara ve yanık tedavileri yapılabilir. Yani enfeksiyon odağına bir yandan dolaşımı artırır, bir yandan da oksijenize eder bir yandan da mikrop öldürücü etkiyle başarı elde edersiniz Oksijenli ortamda mikroplar kolay kolay üreyemiyor mantığı da var tabii. Bakın her birinin mekanizması basit. Mucize falan değil, mekanizma belli. Birincisi dolaşımı artırdın, oksidan etkiyle mikropları, serbest radikal ve atıkları temizledin. İki oksijenlendirdin, temiz hava verdin. İnsan vücudunu koskoca bir hücre olarak düşünün, aynı şeyleri yapsak zaten sağlıklı oluruz. Enfeksiyon ya da yara olan yere oksijenli ajanı (ozon) verdiğiniz zaman, dokunun mikroplarla savaşmaması mümkün değil. İç organ iltihaplarında da aynı mekanizma geçerlidir. Hücreler gençleştiği, dolaşım düzenlendiği için cilt güzelliği, saç dökülmesinin engellenmesi, unutkanlık tedavisi, kronik yorgunluk, kadın libido (cinsel istek), erkek ereksiyon problemler gibi birçok tedavide kullanılır. Dokulara sunulan oksijenle ve toksinlerden arınmış vücutla insan ömrü uzar.

* P.Y: Ozonun ağrı tedavisinde kullanıldığını biliyoruz? Hangi ağrılarda kullanılıyor? Gerçekten işe yarıyor mu?

* Dr. S. T: Ozonun en sık kullanılabildiği alan eklem ağrılarıdır. Ozon akut-kronik ağrılı eklem hastalıklarında diz, omuz, kalça, parmak eklemleri gibi bir çok eklemin içine yapılarak saniyeler içinde ağrıyı giderir. Özellikle diz kireçlenmesi (gonartroz) olan hastaları çok rahatlatır. Uzun vadede eklem harabiyetini de düzelttiği ve eklem içi sıvıyı artırdığı için sadece ağrıyı kesmez aynı zamanda olayı tedavi eder. Ozon kas ağrılarında da çok başarıldır. Gerilim ağrıları, sırttaki kulunç ağrıları (fibromyalji), kronik yorgunluk ağrıları, romatizma ağrıları da ozonla kolayca tedavi olur.

P.Y: Ozon ağrıyı nasıl oluyor da tedavi ediyor? Ve bu kalıcı mı?

* Dr. S. T: Ozonterapinin ağrı tedavisindeki yeri, birkaç mekanizma ile açıklanır ve hepsi bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Ozonterapi ağrıyı algılayan sinir uçlarının hassasiyetini azaltır (C-nosiseptör hipostimülasyonu), ağrının beyne (Talamus ve kortekse) iletimini bloke eden vücudumuzun doğal ağrı kesicileri olan endorfinlerin salınımını sağlar, ağrı yapıcı madde olarak bilinen bradikinin ve prostaglandin üretimini baskılayarak ağrının ortaya çıkışını engeller. Bu özellikleri sayesinde migren ağrısında bile yüksek oranlı başarı sağlanır. Ayrıca kas enjeksiyonlarında ozonun yan ürünü olan bir maddenin (hidrojen peroksit) kimyasal akupunktur etkisi vardır. Kas gevşemesi sağlar. Eklemlerde ise ozonterapi; ödem ve şişliği çözer, kıkırdak harabiyetini azaltır, eklem arası sıvı artışını sağlayarak eklem hareketliliğini destekler ve olayın kendisini de tedavi ederek ağrıyı dindirir. Ozonterapi ağrıyı giderdiği gibi tedavi edici etkisi ile kalıcılığını da sağlar. Ancak tedavi sonrasında da zaman zaman ozonterapi ara ara alınarak kalıcılık devam ettirilir.

P.Y: Ozonlu yağdan ve sudan da söz eder misiniz? Bunlar nerelerde kullanılıyor?

* Dr. S. T: Zeytinyağı içinden uzun süreli ozon geçirilerek ozon yağı, su içinden ozon geçirilerek ozonlu su elde edilir. Ozon yağı yara iyileşmelerinde, uçuklarda kullanılır. Ozonlu su ise pansumandan içimine kadar dezenfektan etkisi ile çok yararlıdır.
Sevda Tan