SSS: Santral Sinir Sistemi
KVS: Kalp Damar Sistemi
GİS: Mide Barsak Sistemi
BMC: Kan Mononükleer Hücreleri (Savaşçı hücreler)
GRAN: Nötrofiller ( Savaşçı hücreler)
PLAT: Trombositler (Pıhtılaşma hücreleri)
ER: Kırmızı kan hücreleri
Yaşam için O2'e tüm canlıların gereksinimi vardır. O2 yaşam için gereken enerjiyi vücuda sağlarken tüm yanıcı maddeler gibi bir takım atık maddeler (toksinler) açığa çıkarır.
Oksidatif StresGünlük yaşam mücadelesi, stres, mesleki ve ailesel sıkıntılar, çevre kirliliği, sigara, alkol, kötü alışkanlıklar, endüstriyel gıdalar, hatalı beslenme, yanlış yaşama biçimi, hareketsizlik, hastalık ve enfeksiyonlar, yaşlanmayla beraber hem oksijen gereksinimini hem de açığa çıkan atık madde miktarını artırır. Atık maddeler yani toksinler yani diğer adıyla serbest radikaller hücrelerde dokularda biriktikçe, hücrede ve hücre zarında hasar yapar. Yaptıkları bu hasarın adı “Oksidatif stres’’ tir. Hasarlanan hücrede metabolizma bozulur; sağlıksızlık, hastalık, ağrı, yangı ve alerji gibi sorunlar, kronik yorgunluk baş gösterir. Aterosklerotik hastalıklar, iskemik hastalıklar, serebrovasküler bozukluklar, amfizem, bronşit, Parkinson hastalığı, Alzheimer hastalığı, fibromyalji, gebelik preeklampsisi, serviks kanseri, alkolik karaciğer hastalığı, diabetes mellitus (şeker hastalığı), akut renal yetmezlik, retrolental fibroplazi, oksidatif stresin ortaya çıkardığı bazı hastalıklardır.
Estetik International Uzman Doktoru Sevda Tan; ozon tedavisi ile oksidatif stresin azaltılmasının veya yokedilmesinin mümkün olduğunu böylece hücrelere verilen zararın önlenebileceğini belirtti. Hasarın durması varolan hastalıklarda geri dönüşü ve iyileşmeyi ciddi anlamda destekler. Dr Sevda Tan ozonun üç önemli etki mekanizması ile etki gösterdiğini, oksidatif stresi dolayısıyla hücre ve organ hasarını engellediğini söyledi.