Canlı Destek
444 77 07

Kadınların En Önemli Sorunlarından Biri: Selülit

 
SELLÜLİT NASIL GELİŞİR?

Hücrelerarası alanda metabolik reaksiyon değişimler ve akışkanlığın bozulması ile sellülit başlar. Hücreler arasında serbest su artışıyla beraber glikozaminoglikan (GAG) fonksiyonlarında azalma, fibroblast (kas hücresi) ve adipozit (yağ hücresi) arasında ki ilişkinin bozulması, asit ve toksin birikimi, kan akımı yavaşlaması, oksijenlenmenin bozulması, sisteminin bozulması meydana gelir. Tüm bu değişimler elekronmikroskopik olarak kanıtlanmıştır.

Yağ hücresi (adipozit) uygunsuz büyüdüğünde etrafındaki fibrillerin (kas iğcikleri) kasılması azalır, lenf akımı azalır. Yağ hücreleri arasında patolojik ödem gelişir. Hücrelerarası ödem sellülitte ilk basamaktır. Hemen ardından küçük venöz (toplar damar) ve lenfatik sistemde ki mikrodolaşım bozularak oksijenlenmesi kötü yağ hücre kitleleri oluşur. Yağ hücreleri arasındaki ödem ve bunların oksijenden fakirleşmesi giderek fibrillere yapışarak büyüyen, kitle görüntüsü veren bir doku oluşturur. Bu görüntü giderek mikro dolaşımı bozduğunda sellülitin görünümü daha da belirginleşir; dışardan görünüşü portakal kabuğu görüntüsü oluşur.

SELLÜLİT KLİNİK SINIFLAMASI

Adipoz sellülit, Ödematöz sellülit, Adipoödematöz sellülit, Ödematoadipoz sellülit, Fibröz sellülit, Sklerotik sellülit, Mix sellülit gibi bir çok sellülit çeşidi vardır.

SELLÜLİT NEDENLERİ

Genetik, yapısal, hormonal, vasküler, sedanter yaşam, stress, kötü beslenme, sigara, su birikimi, obesite, external kompresyon (Dar giysi, ayakkabı), anatomik postural problemler, hepatik (karaciğer) hastalıklar, intestinal (barsak) hastalıklar sellülite neden olabilir.

SELLÜLİT KLİNİĞİ
1.evre->Gözle görülür selülit yoktur.Cilt basısı ve palpasyonla görülmez
2. evre-> Ayakta ve hasta uzandığında gözle görülür selülit yoktur.Cilt basısı ve palpasyonla görülür.
3. evre-> Ayakta görülür,hasta uzandığında görülmez. Portakal kabuğu görünümü başlamıştır.
4. evre-> Ayakta ve hasta uzandığında görülür. Portakal kabuğu görüntüsü belirgindir.
SELLÜLİT BELİRTİLERİ

Portakal kabuğu görünümü (Karakteristik), lokalize yağlanma, ödem, ağırlık (ağır bacak), cilt renk değişiklikleri, cilt gevşemesi (elastikiyet kaybı), ciltte livedo retikülaris, sensitivite (duyarlık) değişiklikleri, ağrı, kramp, gece huzursuzluğu, soğuk hissi, kuru cilt, ekimoz, yorgunluk

SELLÜLİT TEDAVİSİ

Temel prensipler; Yağ hücrelerinin yıkılması, fibröz bantların kırılması, mikrosirkülasyonun düzenlenmesi, toksin eliminasyonu, sellülitin yeniden oluşumunun bloke edilmesidir.

SELLÜLİT TEDAVİ YÖNTEMLERİ

  • Elektroterapi
  • Pressoterapi
  • İnfraruj (IR)
  • Radyofrekans (RF)
  • Ultrason (US)
  • Vibrasyon
  • Diot laser
  • Vakum (LPG, JFK)
  • Mekanik masaj
  • Karboksiterapi
  • Ozon terapi

     

ELEKROTERAPİ

Cilt, cilt altı ve derin kas gruplarının yüksek frekanslı elektriksel uyarılarla aktive edilmesi esasına dayanır. Uyarılar etki ettikleri alanlarda sıkılaşma sağlar. Kas gruplarının aktivasyonu ile muskulovenöz pompalarını (kas-toplardamar pompası) aktif hale getirir. Böylece dokulardaki lenfatik blok ortadan kalkar. Uygulama alanlarındaki toplayıcı sistemin aktivasyonu sonucu doku oksijenlenmesi artar. İyi oksijenlenen dokuda relatif olarak yağ harcanması hızlanır.

PRESSESSOTERAPİ

Göğüs bölgesinden aşağıya doğru, ayakları da içerisine alan pnömatik bir hava tulumu ile uygulanan bir yöntemdir. Basen, kalça, bacak ve diğer bölgelerde yavaşlamış olan lenfatik ve genel dolaşım normale döner. Dokulardaki birikmiş metabolitler ile doku aralarında birikmiş yağları genel dolaşıma yöneltilir.

İNFRARUJ (IR)

İnfraruj ışınları, üst deride ısınma sağlar. Isı, oksijenin yayılma gücünü arttırır. Böylece hücrelerde yağın yakılması hızlanır. Isınma etkisi ile kan dolaşımını artar, lenfatik blok ortadan kalkar. Metabolizmada % 14 artış meydana gelir

RADYOFREKANS (RF)

Megahertz gücünde elektromanyetik dalgalardır. (Ultrason dalgaları ise akustik dalgalardır. Hertz derecesindedir.) Elektomanyetik dalgalar hücrelerdeki su moleküllerini harekete geçirerek ısı enerjisine dönüşür. 5-15 milimetre derinlikteki yağ dokularını ısıtarak parçalar. Hücre içine oksijen girişini artırır. Ayrıca ısı enerjisi kollajen dokusunu güçlendirir. Radyo frekans dalgaları sonuç olarak zayıflama, toparlama, sıkılaşma sağlar.

ULTRASOUND (US)

İnsan kulağı 20 Hz ile 20 kHz arasındaki sesleri duyabilir. İnsan kulağının işitebileceği ses frekansının üzerindeki akustik (ses) dalgalarına ultrasonik dalgalar denir. Ses dalgaları tekrarlanan seri basınç dalgalarından meydana geldiği ve yayıldığı ortamlardaki molekülleri titreştirerek ilerler. Dokudan geçen ultrasonun enerjisinin bir kısmı doku tarafından soğurulur ve soğurulan enerji ısı olarak ortaya çıkar.

Ultrasonun (akustik wave=dalga terapisi) 3 önemli etki mekanizması vardır. İlk etkisi mekanik etkidir. Derine inen yağlı dokuyu hedef alır. Yağ hücreleri birbirinden ayrılır. Yağ hücreleri rüptüre olur (yırtılır), sellülitli doku gevşer. Basınç farkları nedeniyle mikromasaj etki de gösterir. Ayrıca hücre sürtünmesi ile beraber fibröz doku parçalanması da olur. Ultrasonun ikinci etkisi termal (ısı) etkisidir. Isı etkisiyle yağ yakımı artar. Üçüncü etki ise biyolojik etkidir. Venöz ve lenf dolaşımı artışı sağlar.

VAKUM

Kan damarlarının %90'ı normal atmosfer basıncı etkisiyle kapalıdır. Vakum atmosfer basıncını düşürerek, damarların genişlemesini ve kan dolaşımının artmasını sağlar. Emülsifiye (sıvılaşmış) yağ hücre içeriğinin coğrafik konumunu değiştirir.

Vakum; lenfodrenaj ve kan dolaşımı rahatlaması sağlar. Sellülit gevşemesi, fibroz bant serbestleşmesine neden olur. Metabolik atıkların vücuttan çıkışını artırır. Dokuya pozitif basınçla masaj işlemi yapar. Deriye esneklik kazandırır. Ayrıca fiziksel ve ruhsal rahatlamayla psikolojik destek oluşturur.

VİBRASYON

Metabolizmayı hızlandırır. Yağ hücrelerinin parçalanıp yakılmasını sağlar. Kas gücünü artırır. Esneklik artar. Daha sıkı ve sağlıklı bir doku oluşur. Ağrı azalır. Kan dolaşımını hızlandırır. Kemik yoğunluğu artar.

MEKANİK MASAJ

Yumuşak ve sert masajlar uygulanır. İnterstisyel ödemi lenf damarlarına yönlendirir. Yağ hücreleri küçülür.

KARBOKSİTERAPİ- OZON TERAPİ

Doku oksijenasyonu artar. Kan dolaşımı artar. Yağ hücrelerinde lipolitik (yağ yıkımı) etki gerçekleşir. Her iki terapide bu konuda oldukça etkindirler.

MEZOTERAPİ

Sellülitte bir diğer etkin yöntem iğneyle yapılan mezoterapi yöntemidir. Yağ hücrelerinin içine lipolitik etkili ilaçlar verilerek etki sağlanır. Fibröz bantlar da eritilir. Kan dolaşımı hızlandırılır.

Sonuç olarak tüm sellülit terapileri birbirleriyle kombine edilip daha etkin tedaviler sağlanabilir. Hepsinde amaç kan dolaşımı ve oksijenasyonu artırmak, yağ hücrelerini ve portakal kabuğunu oluşturan fibröz bantları parçalamaktır. Unutmamak gerekir ki kan dolaşımının iyi olduğu her yerde her şey daha iyidir.

Sevda Tan